İpek Yolu Haber Ajansı

KONFOR ALANINDA Kİ KLİMA ÇARPAR






"Yapmam gereken her şeyi sürekli erteliyorum."

"Vermem gereken kararlar gözümü korkutuyor."

"Çevremdeki insanlar sürekli yakınıyor olmamdan şikayetçi."

"Yaşadığım sıkıntılarda kendi sorumluluğumu göremiyorum."

"Sürekli tekrarlayan ancak bir türlü çözüm bulamadığım belli başlı problemlerim var."

"Yaşadığım bazı sorunları ne yaparsam yapayım çözemeyeceğimi düşünüyorum."

"Çevremdekilerin problemlerimle ilgili bana sunduğu öneriler sinirimi bozuyor, hiçbir şey sandıkları kadar kolay değil!"

"Hayat kalitemi düşürse de bazı sorunlarımı olduğu haliyle kabullenmem gerekiyor, harekete geçmenin bir mantığı yok."

#Eğer yukarıdakilere benzer düşüncelere sıklıkla kapılıyorsanız, sorunlarınıza çözüm üretmek için harekete geçmeyi ertelemek "işinize geliyor" olabilir.

Çevremizde sürekli olarak bir şeylerden şikayet eden ve yaşadığı sıkıntılarla ilgili hiçbir sorumluluk almayıp, iş yerini, patronunu, eşini, annesini veya babasını, ülkenin gidişatını ve hatta tüm insanlığın geldiği son noktayı sorumlu tutan kişilere denk gelebiliyoruz.

Durup bir düşündüğümüzde aslında bizim de bu tarz yakınmalarda bulunduğumuz ve sorumluluğu sürekli olarak bizim dışımızda bir şeylere atfettiğimiz durumların olduğunu fark edebiliriz.

Hatta yukarıda bahsedilen insan tipine "sinir olmamızın" bir sebebi de, o insanların kendi hayatlarıyla ilgili sorumluluk almayışlarının bize içten içe kendimizi hatırlatması olabilir.

Bazen koşullar öyle zorlayıcı olabilir ki, gerçekten olası hiçbir çözüm yolu göremeyiz. Ne yaparsak yapalım mevcut durumda bir iyileşme sağlayamayacağımızı düşünürüz. Hele ki bu durumun kaynağı için işaret edebileceğimiz bir takım kişi ve ortamlar varsa, durumu düzeltmeye dair kendi gücümüzü tamamen yadsıma eğiliminde olabiliriz.

Bu noktada aslında neye inanmayı seçtiğimiz, nasıl bir yaşam senaryosu tercih ettiğimizi gösterir.

Kendimize sormamız gereken ilk soru ise:

"Yaşadığım bu sorunun ortadan kalkması halinde ne olacağını düşünüyorum?"

Belki, yanlış bir adım atma korkusuyla her şeyi olduğu haliyle bırakmak bize daha güvenli geliyordur.

Belki, sorunun oluşumunda bize düşen pay üzerine düşündüğümüzde yapmamız gerekenler gözümüzde büyüyordur.

Belki, ihtiyacımız olan ilgiyi ancak yakındığımız zamanlarda aldığımızı düşünüyoruzdur.

Bu liste çeşitlendirilebilir.

Ancak genel olarak bakıldığında hepsindeki ortak nokta:

Harekete geçmek yerine yakınmanın bize dolaylı yoldan bir kazanç sağladığı!

Yorulmaktan kaçınma, konfor alanının dışına çıkmama, ihtiyacımız olan ilgiyi alabilme, pişmanlıktan kaçınma vb. bu kazançlar arasında sıralanabilir.

Bu ikincil kazançların çıkış noktası çocukluk yaşantılarımız veya yetişkin hayatımızda edindiğimiz tecrübeler olabilmektedir.

Örneğin;

Çocukluğumuzdan bu yana hiçbir işi kendi başımıza halledemeyeceğimiz inancıyla büyümüş olabiliriz.

Bu da nasıl olsa baş edemeyeceğimiz düşüncesiyle sorunlarımıza bir çözüm aramayı hiç denemememize ve birilerinin gelip bizim için mevcut problemi ortadan kaldırmasını beklememize sebep olabilir.

Yakınarak ilgi çekebildiğimizi fark etmiş olabiliriz.

Bu hem çocuklukta hem de yetişkinlikte öğrendiğimiz bir davranış olabilir. Buradaki önemli nokta ise, yakınmayı ilgi çekme yöntemi olarak kullanma sebebimizin çoğunlukla, çocuklukta ihtiyaç duyduğumuz ilgi ve sevgiyi alabilme konusunda yaşadığımız sıkıntıya dayanmasıdır.

Sürekli sağlık sorunlarından yakınıp ancak bir türlü doktor kontrolünden geçmeyen, iş yerinde kendi kontrollerinde olmadığını öne sürdükleri problemlerden yakınıp etrafındakilerden sürekli olarak bu konuda anlayış bekleyen kişiler bu gruba örnek olarak gösterilebilir.

Burada, problemli durumun ortadan kalkması demek anlayış görebilmek için kullandığımız kaynağın tükenmiş olması demektir.

Örneğin, işimizle alakalı yaşadığımız stres, kişilerarası ilişkilerimizi etkileyebilir ve biz bu stresi öne sürerek karşı taraftan bize anlayış göstermesini isteyebiliriz. Ancak bir yerden sonra bu durum kronik bir hale gelebilir ve biz yaptığımız her hatanın sonunda yine iş yerindeki stresimizi bahane olarak sunup, bize anlayış gösterilmesini bekleyebiliriz. Bu noktada, stresle baş etmek üzere daha etkili yöntemler geliştirip bu problemimizi çözmek pek "işimize gelmeyebilir".

Çünkü işimizden yakınmayı kestiğimiz noktada artık kişilerarası ilişkilerimizde sergilediğimiz hatalı davranışlarımıza sunacak gerekçemiz ortadan kalkmış olur ve biz davranışlarımızın sorumluluğunu biraz daha üstlenmek durumunda kalırız.

"Fedakar" nitelemesinden vazgeçememek de, harekete geçememe sebeplerimiz arasında gösterilebilir.

Özellikle bizim kültürümüzde sıklıkla karşılaşılan bir durum da, fedakar sıfatını kaybetme korkusudur. Fedakarlık, elbette kişilerarası ilişkilerde önemli bir yer tutuyor ancak fedakar tutumların çok fazla yüceltilmesi, çoğu zaman kişilerde "bencil olma" korkusuna sebep olabiliyor.

Çocukları için her türlü fedakarlığı yapan ancak kendi ihtiyaçlarının asla giderilmemesinden sürekli olarak yakınan anne babaları buna örnek olarak gösterebiliriz. Bir ebeveynin çocukları için yaptığı fedakarlıklar oldukça kıymetlidir ancak "fedakar ebeveyn" olmak, kendi ihtiyaçlarımızı bütünüyle yok saymak, ertelemek anlamına gelmemelidir.

Benzer olarak, duygusal ilişkisinde fedakar eş rolünü üstlenen bir kişi de, kendisini, ihtiyaçlarını, isteklerini sürekli olarak ertelediği bir döngünün içesinde bulabilir. Kendi ihtiyaçlarını gidermenin ve biraz daha istekleri doğrultusunda hareket etmenin, "fedakar eş" sıfatını yitirmesine ve hatta "bencil" olarak nitelendirilmesine sebep olabileceğini düşünür. Ancak günün sonunda karşılanmayan ihtiyaçları sebebiyle aşırı sitemkar tavırlar sergilemekten de geri duramaz.

Bu noktada, kişinin söz konusu kazancı "fedakar" sıfatı olmaktadır, ancak bu sıfat pahasına belki de çok daha doyumlu ve sağlıklı bir hayatı elinden kaçırmaktadır.

Başarısız olma korkusu da sürekli yakınıp hiçbir şekilde harekete geçemeyişimizin sebepleri arasındadır.

Mevcut problemi ortadan kaldırma potansiyelimizin olup olmadığı konusunda asla emin olamayız. Ancak, sanki "uygun şartlar sağlansa mükemmel işler başaracağımız" izlenimi yaratmak, bize başarısızlık duygumuzu sağlıksız bir yoldan da olsa telafi etme şansı verir. Bu noktada "Ben olsaydım.." şeklinde başlayan cümlelerimize dikkat etmekte ve bunun yerine kendi koşullarımızda neler yapabileceğimize bakmakta fayda var.

Bütün bu öğrenmelerimiz ve burada yer veremediğim daha bir çoğu, çocukluğumuza veya yetişkin zamanlarımıza ait olabilir.

Ancak temelinde çoğunlukla, yerleşmiş bir başarısızlık, yetersizlik ve sevilebilir olmama hisleri göze çarpmaktadır.

Peki, yakınmayı bırakıp harekete geçmek için neler yapabiliriz?

Aşağıdaki iki soruya yanıt vermekle başlayabiliriz:

Bu yakınma döngüsünden çıktığımız anda bizi nelerin beklediğini düşünüyoruz?

Bu beklentilerimiz ne kadar gerçekçi?

Belki de bir kere harekete geçtiğimizde bir daha asla durma şansımızın olmadığını düşünüyoruzdur.

Belki de mevcut durumu iyileştirebilme gücümüzün olduğunu kabullendiğimizde yapmamız gerekenler gözümüzde büyüyordur ve hareketsizliğin güvenli alanında yani konfor alanımızda kalmayı tercih ediyoruzdur.

Belki de "ya hep ya hiç" mantığında takılı kalmışızdır. Mevcut problemle mükemmel bir şekilde baş edeceğimizden emin olana kadar hiçbir şey yapmamayı tercih ediyoruzdur. Buna bir türlü başlayamadığımız tez ve projelerimiz de örnek olarak gösterilebilir.

Bu liste çeşitlendirilebilir. Önemli olan sizin erteleme davranışınıza karşılık gelen size özel cevabı bulmak.

Nasıl bir hayat istediğimizi sorgulayabiliriz.

Bunu yaparken isteklerimizin, ihtiyaçlarımızın peşinden gidemediğimiz, hareketsiz kalmayı tercih ettiğimiz bir hayatla; bu döngüden çıkıp hedeflerimiz doğrultusunda adım atmaya başladığımız bir hayatın karşılaştırmasını yapabiliriz.

İki senaryonun birbirinden farkları, her ikisinin de avantajlı ve dezavantajlı durumlarını değerlendirebilir, bu sayede hayatımızdaki önceliklerimiz üzerine düşünme fırsatını da yakalarız.

Daha önce de bahsettiğim gibi, mükemmeliyetçilik ve başarısızlık korkusu da erteleme davranışının en temel sebeplerinden.

Bununla baş etmek üzere, yapmamız gereken işi "başarılı hissedebileceğimiz kadar ufak parçalara" bölebiliriz. Bu sayede ne tümüyle hareketsiz kalırız ne de hareketsizliğin güvenli alanını birden terk etmemiş oluruz.

Öğrenilmiş çaresizlik ise, harekete geçmemek için en çok dile getirdiğimiz sebeplerimiz arasında olabilir.

"Daha önce çok denedim ama olmadı."

"Biliyorum konuşsam da hiçbir şey değişmeyecek."

"Emin ol aklına gelen her yolu denedim ama olmuyor."

Problemli durumu ortadan kaldırmak adına bir şeyler denemişizdir hatta kendimize göre oldukça fazla çabalamışızdır ancak bir türlü üstesinden gelememişizdir. Olabilir. Hatta bir anlık çaresizlik hissine kapılıp bir süre hareketsiz kalmak da oldukça olağandır.

Ancak durumu olduğu haliyle kabullenmemizin ve bir daha hiçbir çözüm arayışına girmememizin altında çaresizlik hissimizin de ötesinde bir şeyler yatmaktadır.

Buna örnek olarak, aylarca iş arayıp artık pes eden bir kişiyi gösterebiliriz. Bir yerden sonra artık umutsuzluğa kapılmak kaçınılmaz olabilir ancak işsizlik bizim için önemli bir problemse bir şekilde bu arayışa devam etmemiz beklenir.

Bununla birlikte bir yerden sonra "çalışmıyor olmanın" rahatlığına alışabilir ve kendimizi "zaten arasam da bulamıyorum" düşüncesine inandırmayı tercih edebiliriz.

Bu noktada, aynı yöntemleri defalarca denemekten vazgeçip, farklı yollardan gitmeye cesaret etmemiz gerekmektedir. Yaşadığımız probleme benzer problemler yaşayıp, bunun üstesinden gelebilmiş kişilerden esinlenmek de işimize yarayabilir.

Son olarak;

Yaşadığımız problem sayesinde neler kazandığımız üzerine düşünebiliriz.

Bir problemin "kazanç" olarak nitelendirilmesi ilk başta anlamsız görünebilir. Ancak kendimize karşı dürüst olma cesaretini gösterdiğimizde, yakındığımız durumların bize dolaylı yoldan bir şeyler kazandırdığını fark edebiliriz.

Bu kazançlar;

ilgi, onay, takdir ve sorumluluklardan "muaf" bir hayatın rahatlığı olabilir.

Önemli olan, yakınmalar ve hareketsizlik sonucu elde ettiğimiz bu ikincil kazançların bir son kullanma tarihinin olduğunu fark etmektir.

Bunu kabullenebildiğimiz noktada, ihtiyaçlarımızı daha sağlıklı yollardan nasıl karşılayabileceğimiz üzerine gerçekçi bir şekilde düşünebiliriz.

Sürekli olarak geçici kaynaklardan talep ettiğimiz anlayış ve onayı kendi kendimize verebilmeyi öğrendiğimiz noktada ise artık kendi hayatımızı yaşamaya başlamışız demektir.

Başlangıçta da söylediğim gibi;

Yaşadığımız sorunlarla ilgili neye inanmayı seçtiğimiz, nasıl bir yaşam senaryosu tercih ettiğimizi gösterir

Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum Yaz

Diğer Yazılar

FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

BAŞLAMAK İLE DEĞİL ODAKLANMAK İLE İŞİN YARISINI BİTİRMİŞ OLURSUN

10.05.2021

Las Vegas’ta 146 metre yükseklikte, 109 metre uzunluğundaki ipte yürüyerek bir dünya rekoru kıran ip cambazı Andy Lewis rekorunu,  yüksek konsantrasyonuna ve bunu hiç kaybetmemesine borçlu olduğunu söyler....


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

HIZLI OKUMA TEKNİĞİ İLE OKUMAYA HAZIR MISIN!!!

30.03.2021

 Kişisel gelişim için okuruz. Akademik kariyer için okuruz. Genel kültürümüzü artırmak için okuruz. Kariyerde yükselmek amacıyla okuruz. Ders çalıştığımız için okuruz. İş yerimizde e-mailleri okuruz......


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

FARKINDA OL! SERVETİNİ FARK ET!

16.03.2021

Özfarkındalık arttırmak çok kolay! Özfarkındalık gibi kavramlar kulağa karmaşık gelebilir.İnsan...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

SORUYORUM KENDİME PEKİ BEN NE YAPIYORUM

04.03.2021

Ben bu zamanın içindeyim.Yalnızca şimdiki ân’a sahibim.Ne geçmiş ne gelecek benim kontrolümde değil.Az evvel kaynattığım ihlamur kokusu odamı sardı. Kışın en güzel yanı da bu değil mi..? Eski insanların hayatlarını tetkik etmeye çalıştığım bu günlerde kafam hayli karıştı.Birşeylerin y...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

ACI YOK ROCKY " 8 YOL VAR""

19.02.2021

Son zamanlarda okuduğum bir kitaptan etkilendiğim bir öğreti kısmından bahsetmek istiyorum bugün....


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

DEĞER NEDİR SENİN İÇİN?

15.02.2021

      √Hangi davranışlar seni değerli hissettiriyor?...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

İÇİNDE Kİ GARFİELD’I UYANDIRMANIN "10 YOLU"

28.12.2020

“İçimden çalışmak gelmiyor” düşüncesiyle uyandığınız pek çok gün olmuştur. Çünkü her sabah çalışma aşkı ile uyanmak mümkün olmayabiliyor. İnsanın içinden bazı sabahlar bırakın çalışmayı yataktan kalkmak bile gelmeyebiliyor. Hele home-office çalışma düzeni bu gibi düzende çalışıyorsanız, bir de hayatınızın, işini...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

KENDİNİZE GÜVEN -SİZ MİSİNİZ?

22.12.2020

Kendine güvenmek sabaha uyanmak gibidir. Uyanmadığın an günün nasıl başlayabilir ki? Şunları kendine sormayı denedin mi?...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

ÇEKİM YASASI SENİ ÖZGÜR KILACAK

17.12.2020

Bize yalan söylemişler. Bize yanlış düşünmeyi öğretmişler. Başımıza gelenlerin şans, talih, kısmet sonucu olduğunu söylemişler. İçinde olduğumuz durumu kabul etmemiz gerektiğine, değiştiremeyeceğimize inandırmışlar. Ah, nasıl da kandırmışlar…...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

KENDİM EŞİTTİR SONSUZLUK

29.11.2020

Kendini etkilemek aslında “etkilemenin” ilk adımı diyebiliriz. İnternette en çok aranan konulardan birisi şu : “Karşı cinsi nasıl etkilerim?” Google’a girin “etkilemek” üzerine bir arama yapın Google size bunu mu demek istedin diye en çok aranan birkaç örneği sunuyor : “Erkekleri etkilemenin yolları, Kadınları etkilemenin yolları” vb. gibi....


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

SENİ CAHİL İHTİYAR SENİ!!!

19.11.2020

İlk ne zaman okudum ve bugüne kadar kaç kez anlattım bimiyorum ama benim için en anlamlı hikayelerden biridir. Ne zaman ters bir şey olsa, “dur; kederlenme şimdi” veya işler rast giderken de “aman, fazla da gaza gelmeye gerek yok” dedirten bir hikaye…Bir çoğunuz için de tanıdık olması muhtemel olan ve ünlü Çin düşünürü Lao Tzu’nun 2,500 ...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

KAVONOZ SENSİN FİNCAN BABANDIR.

17.11.2020

Ne zaman hayatında bazı şeyler taşınamaz hale gelirse, ne zaman 24 saat kısa gelmeye başlarsa, o zaman kişisel gelişim hikayeleri arasından “Mayonez kavanozu ve 2 Fincan Kahve” hikayesini hatırlayınız!...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

KAVANOZUN İÇİNDEKİ FELSEFE

20.10.2020

KAVANOZ = HAYAT...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

"DOSTLUK"

16.10.2020

Dost ve dostluk dediğimiz, çokluk ruhlarımızın beraber olmasını sağlayan bir raslantı ya da zorunlulukla edindiğimiz ilintiler, yakınlıklardır....


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

SENDE "Kİ" SENİ "BİL"

10.10.2020

Plinius’un dediği gibi, herkes kendisi için bir derstir; elverir ki insan kendini yakından görmesini bilsin. Zaten benim bir şeye dokunduğum yok. Yalnız kendimle uğraşıyorum; delilik ediyorsam, bundan zarar görecek ...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

6 ADIMDA BELLEĞİNİZİ GÜÇLENDİRİN !

14.09.2020

6 ADIMDA BELLEĞİNİZİ GÜÇLENDİRİN ! Netleştirin; Öğrenmek ve ezberlemek istediğiniz şeyi tam olarak anlayın, Motive Edin; Yeni bilgiler öğrenmeyi hatırlamayı ve yoğunlaşmayı amaçlayın; güçlü , gerçekçi bir amaç ger...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

GÜLÜMSEYEN KALPLER"MADEM HERKES YAPTIĞINI BULACAK, İYİLİK YAPIN O ZAMAN"

03.09.2020

Kendi hayat kalitenizi yükseltmeyi düşündüğünüz kadar başkalarının da hayatlarına dokunmayı ve güzelleştirmeyi denediniz mi? Dünya sorunları üzerine düşünerek, ülke ve toplum sorunları üzerine düşünerek harekete geçiyorsanız tebrikler, bu kendiniz dışında başka insanları da düşündüğünü...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

GÜLÜMSEYEN KALPLER İLE RÖPORTAJ "GÜLÜMSE VE GÜLÜMSET"

31.08.2020

°Merhabalar, öncelik ile sizi tanıyalım ondan sonra projeniz ile daha ayrıntılı sorular ile devam edelim dilerseniz.  ##Elbette, merhaba adım Büşra Nur Tezer. 4 yıldır bu projede yer alıyorum. Bir çok etkinliğe arkadaşlarımızla gönüllü olarak devam ediyoruz....


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

ARTIK AYAKÜSTÜ SOHBETTİN UZMANISINIZ "ÖNCE YAZIYI OKUMALISINIZ"

05.08.2020

Birçoğumuz, karşımızdakiyle girdiğimiz ayaküstü, havadan sudan sohbetlerde çok daha iyi olmak isteriz. Herhangi bir yerde, bir anda başlayan konuşmalar, bize çok şey katabilir. Küçük muhabbetler sayesinde, aranızdaki garip ve rahatsız edici sessizliğe son verebilirsiniz ve yepyeni birisini tanıma fırsatına erişmiş olursunuz. Burada kil...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

*DAL KALKAR KARTAL SARKAR* günün motivasyon hikâyesi

30.07.2020

"Daha iyi olmaya çalışmayan, iyi olarak da kalamaz." Oliver Cromwell Oliver’in bu sözünü duyunca aklıma daha önce seminerlerde duyduğum ve değişimin ne kadar önemli olduğunu anlatan bir hikâyeden bahsetmek istedim. ***Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır. 70 yıla...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

Haftanın Pasajı / Cemal Süreya: “Koparmasınlar Beni”

20.07.2020

Haftanın Pasajı / Cemal Süreya: “Koparmasınlar Beni” Bugün nasılsın? Bir şeyin olup bitmesi olayı önemlidir, Ondan sonrası çorap söküğü gibi gelir. Senin durumun da öyle şimdi. Gün günden iyiye doğru yöneleceksin....


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

MİNİK YÜREKLER OKUYOR İLE BEKLENEN RÖPORTAJ GERÇEKLEŞTİ

15.07.2020

1.  Merhabalar öncelikle adınızı ve bu projedeki yetkinizi söyler misiniz?*** Merhabalar adım Abdullah Memiş. Ö...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

NEMRUT NUH’UN ADASI

06.07.2020

Yeni yazılan kurguları paylaşmaya devam ediyorum......


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

NEMRUT "NUHUN ASASI"

02.07.2020

İnsanlara son çağrı yapılmış ve dünya yeni düzenine bürünmeden önce alt üst edecekti eski düzeni. Dünya, kıyamet için hazırdı. Haber verilmişti, doğada yaşayan tüm canlılara, "hazır!...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

SEVGİ NEYDİ? ELMADA Kİ KURTÇUK MU?

06.06.2020

“Sevgi neydi?” Diye soruyor Selvi Boylum Al Yazmalım filminde Türkan Şoray. Sonra yine kendisi cevaplıyor: “Sevgi emekti.” Fakat ben ne zaman bu filmi izlesem, bu soruya tek cevabım oluyor. “O” Benim için sevginin anlamı da O, başlı başına sevgi de... Verdiğim emeklerimde O... ...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

GEÇMİŞ VE DUYGULAR

23.05.2020

Her insanın yüreğini bir kor misali yakıp kavuran bir geçmişi illa ki vardır. Geçmiş ; bazen kaçıp kurtulmak istediğimiz , bazen ise huzur bulduğumuz bir gölge gibidir.Geçmişin gölgeden tek farkı şudur ki ; gölgemiz karanlığın hüküm sürdüğü ve tek bir ışık huzmesinin dahi olmadığı zamanlar da bizi terkeder . Geçmi...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

YAŞAMIN PÜF NOKTALARI

14.04.2020

Yaşamın püf noktasıdır kitaplar ve resim çizmek. Kitaplar sadece bir şey öğrenmek için kullanılan bir araç değildir mesela. Ya da resim çizmek demek, illa ressam olmak değildir... ...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

NORMALLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILAN ŞİDDET VE TECAVÜZ

14.04.2020

Bu yazımı aklı başında olan insanları ayırarak ve benim baktığım yerden bakmayan insanlara bir şeyler katma umuduyla yazıyorum. Tabii ki benimle aynı düşüncede olmayan insanlar olacaktır, saygı duyuyor ve yazıma başlıyorum. ...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

“Karantina karantina, Nereye kadar gider bu böyle Valentina.”

05.04.2020

Tuhaf bir yerde, tuhaf bir zamandayız. Yani mümkün değil, bizim kuşağımız düşünsün ki karantinalarda kalalım. Sarı sarı odalarda duralım. Uzun gündüzler, kara geceler bitmesin. Aman kimseye yaklaşmayalım, virüs geçmesin....


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

KADIN ÖZGÜRLÜKTÜR

30.03.2020

EMEL TOPAL HOCAMIN KALEMİMDEN KADINLAR İLGİLİ YAZISI     Her kadın bir kardelendir. Her türlü zorluk karşısında dimdik durur ve engelleri aşarak her işte başarıya ulaşır.  Sistemin diretmesine inat kafasına taktığı en zor işi bile yapar. Başarı kadın için özgürlük demektir. Özg...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

MİNİK YÜREKLER OKUYOR EN GÜZEL AHLÂK "İYİLİK"

16.03.2020

MİNİK YÜREKLER OKUYOR                             EN GÜZEL AHLÂK "İYİLİK"...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

BEN VİRÜSLÜ DEĞİLİM! KANSERİM

18.02.2020

BEN VİRÜSLÜ DEĞİLİM! KANSERİMÇin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan koronavi...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

AH BU BİZİM LÂTİN KELİME AŞKIMIZ YOK  MU

14.02.2020

*GIRTLAK iLTiHAPLANMASI DEĞİL "LARENJİT*Kendi aramız da, duygu, düşünce, gibi eyle...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

YENİ YASA NELER GETİRİYOR

05.02.2020

YENİ YASA NELER GETİRİYOR Sosyal medyanın da yaygınlaşması ile son yıllarda gerçekleşen bir çok mahkeme kararları tartışır duruma geldi. Verilen kararlar sosyal medya da tepki görünce verdikleri kararının tamamen değiştiğine şahit olduk bir kaç kez. Bu şekilde ilerlemesinin bir şekilde durdurmak için toplumsa hassasiyetler göz önüne alınarak bir çok yenilik ve değişi...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

BAŞARININ ANAHTARI

04.01.2020

“İstemek; istiyorum demek değil, harekete geçmektir.” André MauroisBaşa...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

KANAL İSTANBUL

26.12.2019

Yıllardır konusu geçiyordu ancak ilk kez bu sene eylem için düğmeye basılan bir proje; kanal İstanbul. İstanbul her zaman olduğu gibi yine iki zıt siyasetin farklı görüşleri ile gündemi takip ederken kimin haklı kimin haksız olduğunu maalesef yine zaman gösterecek gibi. Çünkü tartışan bu iki zıt kutup sahip ...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

NEREDE! HASANKEYF 2

16.12.2019

 Geçen hafta ki köşe yazısında Hasankeyf’e yeterince yer vermemiştim. Aslında herhangi bir kültürel mirasımızdan bahsedersek  bahsedelim  kanayan muhakkak bir yaramız oluyor. Birçok değerimiz maalesef gün geçtikçe yok olma yolunda ilerliyor. Her zaman ki...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

NEREDE! HASANKEYF

30.11.2019

Tarihi ve kültürel alanda yazı yazmaya çalışırken yaptığım küçük bir araştırmadasöylenmesi gerekenleri daha önce düzenlenmiş olan bir çok sempozyum örneklerine ve değerli konuşmacılar tarafından i...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

DOWN SENDROMU FARKINDALIĞI HEY, DİNLE! BİZ BURADAYIZ (kod:47)

24.11.2019

Down sendromlu gençlerden topluma çağrı: “Bizim yerimize konuşmayın, bizi dinleyin!”     ...


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

SENDE Mİ GÖÇTÜN BRUTUS (Et tu, Brute?)

19.11.2019

   İbn-i Sinan’ın muhteşem bir sözü ile giriş yapmak istedim: “Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder”....


Devamını Gör
FIRAT ZURLU

FIRAT ZURLU

ZAMAN SADECE BiRAZCIK ZAMAN....

18.11.2019

Zaman kavramının ne kadar önemli olduğunun farkında mıyız? Yada zaman denilen bu hızlı süreci ne kadar iyi kullandığından söz etmek istedim...       Zaman insanların hayatında ki öneminden çok, ben bugün biz zamanı nasıl kullanmalıyız kavramına yönelmek istiyorum. Hayatımız boyunca  muhakak bir hedefimiz  ve yapmak istediğimizi düşü...


Devamını Gör