logo
Yükleniyor...
logo
add image
Atiye Danış

Atiye Danış

mangalatesi2001@hotmail.com
Kayıt: 16 Ekim 2025
Toplam Ziyaretçi: 3,550

Son Köşe Yazıları

Yapay Zekada Korkulması Gereken Noktaya Geldik
Yayın: 13 Eylül 2026 14:48:23 Düzenlenmedi

Yapay zekanın insan hayatını kolaylaştıracağını konuşurken, artık başka bir gerçeği de konuşmak zorundayız.

Son günlerde yayımlanan raporlar, yapay zeka sistemlerinin biyolojik silah geliştirilmesine katkı sağlayabilecek araştırmalarda kötüye kullanılmaya çalışıldığını ortaya koydu. Bazı girişimler engellendi. Fakat asıl düşündürücü olan, böyle bir ihtimalin artık bilim kurgu olmaktan çıkmasıdır.

Teknoloji geliştikçe bilgiye ulaşmak kolaylaşıyor. Bu insanlık için büyük bir fırsat. Ama aynı kapının kötü niyetli insanların önünde de açılabileceğini unutmamak gerekiyor.

Bir zamanlar çok az sayıda insanın sahip olabileceği bilgi, bugün yapay zeka aracılığıyla çok daha geniş bir çevrenin kullanımına girebiliyor.

Yapay zekadan korkmak çözüm değil. Fakat onu yalnızca fayda sağlayan masum bir teknoloji gibi görmek de büyük bir hata.

Çünkü yanlış ellere geçen bir teknoloji, yanlış bir silahtan daha tehlikeli olabilir.

İnsanlığın bundan sonraki sınavı yapay zekayı ne kadar geliştireceğimiz değil, onu ne kadar güvenli tutabileceğimizdir.

Ülkemizde Geçinmek Neden Bu Kadar Zorlaştı?
Yayın: 05 Eylül 2026 14:07:54 Düzenlenmedi

Ülkemizde artık maaş hesabı yapılırken yalnızca ne kadar para kazanıldığına değil, o paranın ayın kaçıncı gününe kadar dayanacağına bakılıyor.

Emeklinin aldığı para kira ve faturalarla tükeniyor. Çalışan, maaşını aldığı gün borçlarını kapatıyor. Genç, kendi evinin hayalini kurmak yerine ailesinin yanında nasıl yaşayacağını düşünüyor. Pazara giden insan ise ihtiyacı olanı değil, parasının yettiğini alıyor.

Bunlar sadece ekonomik göstergeler değil. Bir sofradan eksilen yemek, ertelenen bir ihtiyaç, alınamayan bir ilaç, çocuğa verilemeyen bir harçlık demek.

İnsanlar zamanla daha az yaşamaya, daha çok hesap yapmaya başladı.

Ülkemizin asıl meselesi yalnızca maaşların ne kadar arttığı değildir. Asıl mesele, insanların kazandıklarıyla insanca yaşayabilmesidir.

Çünkü kazandığınız para hayatınızı taşımıyorsa, maaşınızın üzerinde yazan rakamın büyüklüğünün pek bir anlamı kalmıyor.


“Asgari ücretli, emekli ve sabit gelirle yaşayanlar daha fazlasını değil, sadece insanca yaşamayı istiyor.”

Adaletin Vicdanı
Yayın: 24 Ağustos 2026 23:58:09 Düzenlenmedi

Bir Baklava, Dokuz Yıl


1997'de birkaç baklava çalan üç çocuk, 9'ar yıl hapis cezasına çarptırıldı ve yaklaşık iki yıl cezaevinde kaldı. Yoksulluktan, yalnızca tadını merak ettikleri için aldıkları birkaç baklava hayatlarında derin bir iz bıraktı. Buna rağmen sabıka kayıtlarıyla hayata tutunmaya çalıştılar ve fabrikalarda çalışarak yollarına devam ettiler.

Yıllar sonra aynı dönemin tartışmalı isimlerinden Faruk Güllü, FETÖ soruşturması kapsamında tutuklandı ve 8 yıl 9 ay hapis cezasına mahkum edildi.

Bugün geriye dönüp baktığımızda asıl soru şudur:

Bir çocuğun yoksulluk nedeniyle yaptığı bir hata, hayatını yıllarca taşıyacağı bir cezaya dönüştürülmeli miydi?

Adalet elbette suç karşısında vardır. Ama adaletin yanında çocuk, yoksulluk ve topluma yeniden kazandırılma ihtimali de vardır.

Bazen bir mahkeme kararı biter, ama verdiği cezanın izi bir insanın ömrü boyunca devam eder.

Eleştiri Suç Değildir
Yayın: 13 Ağustos 2026 17:46:57 Düzenlenmedi

Demokrasilerde yönetenler seçimle gelir. Vatandaş oy verir, yetki verir ve karşılığında hizmet bekler. Bu ilişkinin en doğal parçası ise eleştiridir.

Çünkü eleştirinin olmadığı yerde hesap sorulamaz, hesap sorulamayan yerde ise demokrasi zayıflar. Bugün birçok insan düşüncesini açıklarken iki kez düşünüyor. Sosyal medyada yazdığı bir cümleden, yaptığı bir yorumdan dolayı mahkeme kapılarında, karakollarda veya soruşturmalarla karşılaşmaktan endişe edenlerin sayısı az değil.

Oysa yönetenlerin görevi sadece övgüyü kabul etmek değil, eleştiriye de tahammül gösterebilmektir. Güçlü demokrasiler, alkışlayanların değil konuşabilen, sorgulayabilen ve eleştirebilen vatandaşların omuzlarında yükselir.

Vatandaşın sustuğu değil, konuşabildiği ülkeler güçlü olur. Eleştiriyi tehdit gören anlayışlar güven üretemez. Yönetenler değişebilir, ancak ifade özgürlüğü her zaman korunmalıdır. Özgür toplumlar korkuyla değil, fikirlerle ayakta kalır.

Dolandırılmadan Yaşayabilmek Artık Yetenek İstiyor
Yayın: 06 Ağustos 2026 14:07:18 Düzenlenmedi

İnsanlar artık bir telefonu açarken, internetten alışveriş yaparken, ev kiralarken, araç alırken hatta bankadan gelen bir mesajı okurken bile şüpheyle hareket ediyor. Çünkü dolandırıcılık yöntemleri her geçen gün değişiyor, güven duygusu ise her geçen gün biraz daha azalıyor.

Bugün kaybettiğimiz sadece para değil. Asıl kaybettiğimiz, birbirimize duyduğumuz güvendir. Dürüst insanların sürekli tedirgin yaşadığı, herkesin herkesten şüphelendiği bir düzen normal kabul edilemez.

Hiç kimse dolandırılmamak için uzman olmak zorunda bırakılmamalı. Güven içinde yaşamak bir ayrıcalık değil, en temel haktır.

Doğayı Korurken Geçimi Unutmayalım
Yayın: 31 Temmuz 2026 23:36:37 Düzenlenmedi

İklimi korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak çevre adına alınan her karar, bu ülkenin çiftçisini, üreticisini, esnafını ve dar gelirli vatandaşını da gözetmek zorundadır.

Bugün insanların en büyük kaygısı geçimdir. Üretim maliyetleri artarken, hayat her geçen gün daha da pahalı hale gelirken, çevre politikalarının yeni ekonomik yükler doğurabileceği endişesi de büyüyor.

Doğayı korumak ile insanı korumak birbirinin alternatifi değildir. Gerçek başarı, ikisini birlikte yaşatabilmektir. Çevreyi korurken üretimi zayıflatan, vatandaşı daha fazla kaygılandıran uygulamalar toplumun desteğini kazanamaz.

Yaşanabilir bir dünya elbette istiyoruz. Ama o dünyada insanca yaşayabilmek de en az bunun kadar önemlidir. Gerçek çözüm, doğayı da insanı da aynı vicdanla koruyabilmektir.

Sağlıklı Gıda Herkesin Hakkıdır
Yayın: 20 Temmuz 2026 02:02:38 Düzenlenmedi

Soframızdaki En Büyük Endişe


Son zamanlarda pazara ürün getiren bazı üreticilerle yaptığım sohbetlerde beni düşündüren sözler duydum. Tarımsal ilaç kullanmadan verim almanın giderek zorlaştığını, üretimin büyük ölçüde bu ilaçlara bağlı hale geldiğini anlatıyorlar.

Elbette tarımsal ilaçlar, doğru zamanda ve doğru miktarda kullanıldığında üretimin bir parçasıdır. Ancak asıl soru şudur; Denetimler yeterli mi? Kullanılan ürünler, insan sağlığını koruyacak sınırlar içinde mi?

Vatandaşın beklentisi çok açık. Sofrasına gelen ürünün sadece güzel görünmesi değil, güvenle tüketilebilmesi. Çünkü gıda meselesi fiyat kadar, sağlık meselesidir.

Sağlıklı nesiller, güvenilir üretimle yetişir.

Çocukların Güvenliği Hepimizin Sorumluluğudur
Yayın: 02 Temmuz 2026 14:05:03 Düzenlenmedi

Hemen hemen her gün bir çocuk haberiyle uyanıyoruz. Kimi ihmalin, kimi şiddetin, kimi de vicdansızlığın kurbanı oluyor. Bir süre üzülüyor, konuşuyor, sonra başka bir gündeme geçiyoruz. Oysa çocukların kaybettiği güven geri gelmiyor.

Bir toplumun gerçek değeri, en güçlü insanına değil, en savunmasız evladına nasıl sahip çıktığıyla ölçülür. Çocuklar korkuyla değil, güvenle büyümelidir.

Bu yalnızca ailelerin değil devletin, kurumların ve toplumun ortak sorumluluğudur. Koruyucu tedbirler güçlendirilmeli, ihmale göz yumulmamalı, çocukların güvenliği her türlü tartışmanın üzerinde tutulmalıdır.

Çocukların güvenle gülümseyebildiği bir ülke, geleceğine de güvenle bakabilir.

Hukukta Güven ve Şeffaflık
Yayın: 21 Haziran 2026 14:38:21 Düzenlenmedi

Gizli Tanık Değil, Kesin Delil

Bir hukuk devletinde amaç sadece karar vermek değil, adalete olan güveni de korumaktır. Bu nedenle insanların hayatını etkileyecek süreçlerde esas olan, doğrulanabilir ve somut delillerdir.

Gizli tanık uygulamaları belirli durumlarda hukuki sistemlerin bir parçası olarak yer alsa da, kamuoyunda zaman zaman tartışmalara neden olmaktadır. Özellikle mağduriyet iddialarının gündeme geldiği durumlarda, kararların mümkün olduğunca kesin, denetlenebilir ve güçlü delillere dayanması gerektiği yönünde beklentiler artmaktadır.

Çünkü adaletin en sağlam temeli, yoruma değil kanıta dayanan kararlardır.

Sahi Sevgi Neydi?
Yayın: 26 Mayıs 2026 23:26:00 Düzenlenmedi

Sahi Sevgi Neydi?


Sevgi


Sadece güzel sözler değildi.


Birini düşündüğünde içinin ısınması, zor gününde yanında durabilmekti.


Sahi sevgi:


özveriydi


Kendi yorgunluğunu unutup onun iyi olmasını istemekti.


Emekti


Bir çiçek gibi ilgilenmek, kırılınca onarmaya çalışmaktı. Çünkü emek verilmeyen sevgi zamanla solar giderdi.


Sadakatti


Sadece iyi günlerde değil, hayatın fırtınalarında da “ben buradayım” diyebilmekti.


Güvendi


Kalbini korkmadan teslim edebilmek, gözlerin arkada kalmadan inanabilmekti.


Gerçek sevgi:


gösterişte değil, küçük ayrıntılarda saklıydı.


Bir “yoruldun mu?” sorusunda,


bir sessizliği anlayabilmekte,


elini bırakmamakta


Ve belki de sevgi:


bir insanın ruhuna huzur olabilmekti.


Tüm Köşe Yazarları



ALİ DUYSAK
SAĞLIKTA “BEN İSTEDİM OLDU” DÜZENİNE SON VERİLMELİ!
Atiye Danış
Yapay Zekada Korkulması Gereken Noktaya Geldik
AYFER KILIÇ
SENİ SEVİYORUM
Ayfer Turan
YAŞAM
Emel Topal
17 AĞUSTOS DEPREMİ
FERDA NAYMAN
OLMAZ Mİ
Murat OKUDUCU
Zeyrek İmsakiyesi...
Neval Kütük
ÖFKE FARKINDALIĞI
RAMAZAN GÜÇLÜ
GÜVEN TOPMULU
Tandoğu Yazıcı
Dünyadan Aya gitmek
Yukarı