Sen benim canım sen benim hayatım
Sen benim dünyam oldun
Peki bu gidişler
Neden
Neden beni yalnız bırakmak
Neden benim yıkılışım
Benim yok oluşum oldun Şu an nefes alamıyorum
Ve
Hiçbir yere sığamıyorum
Durduramıyorum gözyaşlarımı
Boğazım düğümleniyor
Her kelime her lokma
Artık dayanamıyorum
Yalnızdım yine yalnız kaldım
Beni sensiz koydun ya
Canımı da aldın gittin benden
Bu kadar kolay mıydı
Gelip alıştırıp kendine
Sonrada bırakıp gitmek Sen gittin ya canım gitti
Nefesim gitti
Hayatım gitti ışığım gitti
Ne olur anla beni
Sana sitem değil bu kelimelerim
Sadece duramıyorum yerimde
Duygularım bunlar
Af et beni ne olur
Hiçbir kelime hiçbir söz
Dindiremiyor içimdeki bu acıyı
Bunu bil yeter
Ve ben
Seni seviyorum
AYFER KILIÇ
SAPANCA / SAKARYA
AYFER KILIÇ
Issız gecelerin karanlığında
Anılarla başbaşa kaldığımda
Resmine bakıpta ağladığımda
Binbir özlem ile seni çağırdığımda
Mahküm ettin beni boyun bükmeye
Alıştım dertlerle sürüklenmeye
Baş ucuma gelirde beklersin diye
Ölüm döşeğinde seni çağırdım
Yağmurlar altında ıslanırken
Kuruyan ağaçlar yaprak dökerken
Aşkının hasreti beni yakarken
Her mevsim dönüşü
SENİ ÇAĞIRDIM
AYFER KILIÇ
Yine bir sancı var bu akşam yüreğimde
sözlerimde sitem gözlerimde hüzün
yılan hikayesine döndü bu aşk
Birtanem.......
Yine yanlızlık var her defasında
Olduğu gibi,
Güller mevsiminde açar,
Mevsiminde solar
Şimdi nerede bir sevdalı görsem
ilk önce aklıma sen.
Bedenimde bir sancı
kaybolan gençliğimemi,
sensizliğimemi yansam
sen benim kaderim
Hayat arkadaşımsın
Ömrümü uğruna
Harcadığım tek varlıksın
Sen varya sen.
İşte beni tek yakansın
Aşkınla yandım
Hergün biraz daha öldüm
Bu bedende.....
Sen gidince
Çiçekler açmaz oldu
Gönlümde
Her yanım acı
Her yanım keder dolu
Gözlerimden
Damla yaş kan oldu
Gönlüme aktı.
Meğer ne zormuş
Ne boşmuş dünya
Sen yokken.
Şimdi hangi gönülde
Gülüş oldun
Söyle ey sevgilim
Benim gülüşlerimi alıp
Götürürken.
Sen nasıl güldün
Nasıl mutlu oldun
Bilmiyorum ama
Ben seni öylesine değil
Ölesiye sevdim
Sen yokken mutluluk
Bana haram,
Sen yoksan dünya bile
Yok gözümde
Talan evim yurdum talan
Ben anladımki
Bu dünyada herşey yalan
Sen gittin ben bittim sen gidince
AYFER KILIÇ
19.02.2013
SAPANCA / SAKARYA
Dün akşam bir rüya gördüm
Yemyeşil bir orman ve deniz
Yakmıştı mangalı elinde maşa
Kurmuştuk masayı
Donatmıştık,
Her yanı
Ağaca bağlı bir salıncak
Oturmuş sallanıyor bir
Küçük bir
Yumurcak
Sordum sana kim bu çocuk diye
Dedin ki asumanımız o yumurcak
Tuttun elimden sarıldın bana
Şükürler olsun ALLAHIMA
Bitmesin bu mutluluk hiçbir zaman
Uyandım ki bir rüyaymış meğer
Bitmeseydi bu rüya
Gerçek olsaydı keşke
Derin bir hüzün sardı her yanımı
Sanki dünyam yıkıldı
AYFER KILIÇ
05.03.2014
İSTANBUL
Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu...!
Ve değseler hüznüme döküleceğim parça parça...!
Bir anlık değil boğulduğum bilinmezlik...
Acısı çıkıyor sustuklarımın,
OYSA GÖRÜNÜRDE İYİYİM BEN
Ayfer kılıç
ÖMÜR KELEBEK.E
GECE YARISI
CAN DOSTUM ÖMÜR KELEBEK..E
VAKİT BİR HAYLİ İLERLEMİŞ
BEN ALANYA.İNCE KUM MEVKİNDE
GECENİN HUZUR VEREN SESİZLİGİNDE
KİMSELER YOK SOKAKLARDA
DENİZ DALGALARI
BİR KAÇ ARABA SESLERİ
VE SOKAK LAMBALARINDAN BAŞKA
GECENİN HUZUR VEREN SESSİZLİGİNDE
BEN DEVRİYEDE
GÖZLERİM UYKUYA YENİK DÜŞMEK ÜZERE
VE...........................
BEN SENİ DÜŞÜNÜYORUM O....ELA GÖZLERİNİ
BEN SENİ DÜŞÜNÜYORUM.......
BİRDE KENDİMİ
ALİ DUYSAK
Gözlerim yaz yağmuru
Yüreğimde binbir soru
Görürseniz eğer onu
Sakın bir şey söylemeyin
Mutlu bilsin her günümü
Söyleyin hep güldüğümü
Yavaş yavaş öldüğümü
Sakın ona söylemeyin
Şarkılara küstüğümü
Kadehleri kırdığımı
Boynum bükük gezdiğimi
Sakın ona söylemeyin
Söylemeyin onu özlediğimi
Deli gibi sevdiğimi
Yavaş yavaş öldüğümü
Sakın ona söylemeyin
AYFER KILIÇ
Çanakkale harbinin devam ettiği günlerde bir Ramazan arefesiydi. Cephe kumandanı Vehip Paşa 9. Tümenin genç imamını çağırarak mahzun bir şekilde istemeye istemeye şöyle dedi:
- Hafız! Yarın Ramazan Bayramı. Asker toplu olarak bayram namazı kılmak istiyor. Ne dediysem, vazgeçiremedim. Ancak böyle bir şey pek tehlikeli, yani düşmanın arayıp bulamayacağı toplu bir imha fırsatı olur. Münasip bir dille bunu etrafa sen anlatıver!...
İmam Efendi, Paşanın yanında henüz ayrılmıştı ki karşısında nur yüzlü bir zat çıktı ve:
- Oğlum sakın ola askerlere bir şey söyleme, gün ola hayr ola. Allah ne derse öyle olur, dedi.
Ertesi sabah herkesi hayrette bırakan ilahi bir tecelli yaşandı. Gökten hevenk hevenk bulutlar indi ve gönlü Allah'a kulluk aşkıyla dopdolu olan mü'min askerlerin üzerini kapladı. Onları dürbünle gözleyen düşman kuvvetleri artık bembeyaz bulutlardan başka bir şey göremez oldu. O sabah bambaşka ve manevi bir heyecan içinde kılınan bayram namazında alınan gür tekbirler dalga dalga semaya yükseliyordu. Nur yüzlü ihtiyar zat Fetih Suresi'nden bir kısım ayetleri tilavet ederken askerlerin gönüllerinden taşan kelime-i tevhid sesleri birer iman sayihası halinde düşman saflarından bile duyulmakta idi. İşte bu esnada İngiliz kuvvetleri arasında büyük bir kargaşa baş gösterdi. Zira çeşitli İngiliz sömürgelerinden kandırılarak toplanıp getirilmiş bulunan bir kısım Müslüman askerler yine kendileri gibi Müslüman bir toplulukla savaştıklarını, işittikleri tekbir ve tevhid seslerinden anlamış ve bunun üzerine isyan etmişlerdi. Ne yapacağını şaşıran zalim İngilizler, onların bir kısmını kurşuna dizdi. Diğerlerini de alelacele cephe gerisine çekmek zorunda kaldılar.
AYVALIK DERE
Ayvalık Dere Köprüsü,
Nilüfer çayı üstünde;
Kimsenin olmaz korkusu
Nilüfer Çayı üstünde.
İlmek ilmek tarih kokar,
Geçenler imrenip bakar,
Bir selâmı hemen çakar
Nilüfer Çayı üstünde.
Kurda kuşa umut verir,
Onu gören hemen gelir,
Yüreğe dokunur kalır
Nilüfer Çayı üstünde.
Çayır çimen, gelincikler,
Dostları bördü böcekler,
Kanat çırpan nice renkler
Nilüfer Çayı üstünde.
Ördekler neşeyle yüzer,
Çoluk çocuk zevkle gezer,
Uzaktan ay sizi süzer
Nilüfer Çayı üstünde.
Özgen çay bahçesi yanda
Müzik sesi gelir anda,
Meraklıysan gel gör sende
Nilüfer Çayı üstünde.
Nice güzellikler saklı
Tarihlerinde dir aklı
Yeşil Bursa’mız çok farklı
Nilüfer Çayı üstünde.
Karşıdadır Uludağ ’ım,
Bereketli üzüm bağım,
Kuvvetlidir aile bağım
Nilüfer Çayı üstünde.
Kültüre ağırlık verir
Nazım Hikmeti de görür
Bilgiyle donanıp durur
Nilüfer Çayı üstünde.
Dere boyunda çınarlar,
Hemen gelir yorulanlar,
Ne mutludur görsen anlar
Nilüfer Çayı üstünde.
Yüzüncü Yıl Muhtarlığı,
Yanı başta çay ocağı,
Sağlık verir yudum çayı
Nilüfer Çayı üstünde.
Anlatarak bitiremem,
Uzaktaysan gelin demem,
Yakındaysan gelin hemen
Nilüfer Çayı üstünde.
Beydağı’nın Kızı yazdı,
Gelip görsen bütün yanı,
Tarih kokusudur şanı
Nilüfer Çayı üstünde.
BEYDAĞI’NIN KIZI
Günvar KORKMAZ
13.02.2026
Son Köşe Yazıları
GÖREVİNİ YAPAN DOKTOR ÖDÜLLENDİRİLMELİ, CEZALANDIRILMAMALI!Sağlık sisteminin yükünü omuzlayan doktor, hemşire ve tüm sağ...
(09 Eylül 2026 04:23:07)
Çok uzak yerlerde arama sakınBir nefes arası sevgi dediğinHasretin saçlarını tarama sakınSevdanın darası sevg...
(08 Eylül 2026 22:13:13)
Dünyadan Aya Gitmek Dünya’dan Ay’a ve Diğer Gezegenlere Gitmek Ne Kadar Sürer?Uzayda mesafe tek başına her şeyi bel...
(08 Eylül 2026 16:32:13)
Dalından düşmüş bir çiğ tanesi gibi yüreğim, Yüzmeyi bilmeyen duyguların alabora, Bir yaprak gibi oradan oraya sav...
(07 Eylül 2026 21:52:17)
Sen benim canım sen benim hayatımSen benim dünyam oldunPeki bu gidişlerNedenNeden beni yalnız bırakmakNeden ...
(07 Eylül 2026 21:49:33)