logo
Yükleniyor...
logo
add image
AYFER KILIÇ

AYFER KILIÇ

ayfer@gmail.com
Kayıt: 07 Ekim 2025
Toplam Ziyaretçi: 4,078

Son Köşe Yazıları

PARÇA PARÇA
Yayın: 13 Haziran 2026 05:22:14 Düzenlenmedi


 

Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu...!

Ve değseler hüznüme döküleceğim parça parça...!

Bir anlık değil boğulduğum bilinmezlik...

Acısı çıkıyor sustuklarımın,

OYSA GÖRÜNÜRDE İYİYİM BEN

 

Ayfer kılıç

ALİ DUYSAK BAŞKANIMA BU GÜZEL ŞİİR İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM
Yayın: 07 Haziran 2026 06:06:50 Düzenlenmedi

ÖMÜR KELEBEK.E

 

GECE YARISI

CAN DOSTUM ÖMÜR KELEBEK..E

 

 

VAKİT BİR HAYLİ İLERLEMİŞ

BEN ALANYA.İNCE KUM MEVKİNDE

GECENİN HUZUR VEREN SESİZLİGİNDE

KİMSELER YOK SOKAKLARDA

DENİZ DALGALARI

BİR KAÇ ARABA SESLERİ

VE SOKAK LAMBALARINDAN BAŞKA

GECENİN HUZUR VEREN SESSİZLİGİNDE

BEN DEVRİYEDE

GÖZLERİM UYKUYA YENİK DÜŞMEK ÜZERE

VE...........................

BEN SENİ DÜŞÜNÜYORUM O....ELA GÖZLERİNİ

BEN SENİ DÜŞÜNÜYORUM.......

BİRDE KENDİMİ

ALİ DUYSAK

ONA SÖYLEMEYİN
Yayın: 31 Mayıs 2026 10:51:53 Düzenlenmedi


 

Gözlerim yaz yağmuru

Yüreğimde binbir soru

Görürseniz eğer onu

Sakın bir şey söylemeyin

 

Mutlu bilsin her günümü

Söyleyin hep güldüğümü

Yavaş yavaş öldüğümü

Sakın ona söylemeyin

 

Şarkılara küstüğümü

Kadehleri kırdığımı

Boynum bükük gezdiğimi

Sakın ona söylemeyin

 

Söylemeyin onu özlediğimi

Deli gibi sevdiğimi

Yavaş yavaş öldüğümü

Sakın ona söylemeyin

 

AYFER KILIÇ

 

Allah Ne Derse Öyle Olur
Yayın: 29 Mayıs 2026 04:31:20 Düzenlenmedi

Çanakkale harbinin devam ettiği günlerde bir Ramazan arefesiydi. Cephe kumandanı Vehip Paşa 9. Tümenin genç imamını çağırarak mahzun bir şekilde istemeye istemeye şöyle dedi:

- Hafız! Yarın Ramazan Bayramı. Asker toplu olarak bayram namazı kılmak istiyor. Ne dediysem, vazgeçiremedim. Ancak böyle bir şey pek tehlikeli, yani düşmanın arayıp bulamayacağı toplu bir imha fırsatı olur. Münasip bir dille bunu etrafa sen anlatıver!...

İmam Efendi, Paşanın yanında henüz ayrılmıştı ki karşısında nur yüzlü bir zat çıktı ve:

- Oğlum sakın ola askerlere bir şey söyleme, gün ola hayr ola. Allah ne derse öyle olur, dedi.

Ertesi sabah herkesi hayrette bırakan ilahi bir tecelli yaşandı. Gökten hevenk hevenk bulutlar indi ve gönlü Allah'a kulluk aşkıyla dopdolu olan mü'min askerlerin üzerini kapladı. Onları dürbünle gözleyen düşman kuvvetleri artık bembeyaz bulutlardan başka bir şey göremez oldu. O sabah bambaşka ve manevi bir heyecan içinde kılınan bayram namazında alınan gür tekbirler dalga dalga semaya yükseliyordu. Nur yüzlü ihtiyar zat Fetih Suresi'nden bir kısım ayetleri tilavet ederken askerlerin gönüllerinden taşan kelime-i tevhid sesleri birer iman sayihası halinde düşman saflarından bile duyulmakta idi. İşte bu esnada İngiliz kuvvetleri arasında büyük bir kargaşa baş gösterdi. Zira çeşitli İngiliz sömürgelerinden kandırılarak toplanıp getirilmiş bulunan bir kısım Müslüman askerler yine kendileri gibi Müslüman bir toplulukla savaştıklarını, işittikleri tekbir ve tevhid seslerinden anlamış ve bunun üzerine isyan etmişlerdi. Ne yapacağını şaşıran zalim İngilizler, onların bir kısmını kurşuna dizdi. Diğerlerini de alelacele cephe gerisine çekmek zorunda kaldılar.


konuk kalem günvar korkmaz
Yayın: 24 Mayıs 2026 16:22:02 Düzenlenmedi

AYVALIK DERE


Ayvalık Dere Köprüsü,

Nilüfer çayı üstünde;

Kimsenin olmaz korkusu

Nilüfer Çayı üstünde.


İlmek ilmek tarih kokar,

Geçenler imrenip bakar,

Bir selâmı hemen çakar

Nilüfer Çayı üstünde.


Kurda kuşa umut verir,

Onu gören hemen gelir,

Yüreğe dokunur kalır

Nilüfer Çayı üstünde.


Çayır çimen, gelincikler,

Dostları bördü böcekler,

Kanat çırpan nice renkler

Nilüfer Çayı üstünde.


Ördekler neşeyle yüzer,

Çoluk çocuk zevkle gezer,

Uzaktan ay sizi süzer

Nilüfer Çayı üstünde.


Özgen çay bahçesi yanda

Müzik sesi gelir anda,

Meraklıysan gel gör sende

Nilüfer Çayı üstünde.


Nice güzellikler saklı

Tarihlerinde dir aklı

Yeşil Bursa’mız çok farklı

Nilüfer Çayı üstünde.


Karşıdadır Uludağ ’ım,

Bereketli üzüm bağım,

Kuvvetlidir aile bağım

Nilüfer Çayı üstünde.


Kültüre ağırlık verir

Nazım Hikmeti de görür

Bilgiyle donanıp durur

Nilüfer Çayı üstünde.


Dere boyunda çınarlar,

Hemen gelir yorulanlar,

Ne mutludur görsen anlar

Nilüfer Çayı üstünde.


Yüzüncü Yıl Muhtarlığı,

Yanı başta çay ocağı,

Sağlık verir yudum çayı

Nilüfer Çayı üstünde.


Anlatarak bitiremem,

Uzaktaysan gelin demem,

Yakındaysan gelin hemen

Nilüfer Çayı üstünde.


Beydağı’nın Kızı yazdı,

Gelip görsen bütün yanı,

Tarih kokusudur şanı

Nilüfer Çayı üstünde.


BEYDAĞI’NIN KIZI 

Günvar KORKMAZ

13.02.2026

Ahde Vefa
Yayın: 17 Mayıs 2026 05:46:50 Düzenlenmedi


Hz.Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki

-Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin. Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence dönerek:

-Söyledikleri doğrumu diye sorar.

Suçlanan genç derki evet doğru bu söz üzerine Hz Ömer:

-Anlat bakalım nasıl oldu diye sorar.

Bunun üzerine genç anlatmaya başlar,derki :

-Ben bulunduğum kasaba hali vakti yerinde olan bir insanım ailemle beraber gezmeye çıktık kader bizi arkadaşların bulunduğu yere getirdi. Hayvanlarımın arasında bir güzel atım varki dönen bir defa daha bakıyor hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyva koparmasına engel olamadım, arkadaşların babası içerden hışımla çıktı atıma bir taş atım oracıkta öldü, nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım babası öldü, kaçmak istedim, fakat arkadaşlar beni yakaladı,durum bundan ibaret,dedi.

Bu söz üzerine Hz Ömer söyleyecek bir şey yok bu suçun cezası idam, madem suçunu da kabul ettin...Bu sözden sonra delikanlı söz alarak:

-Efendim bir özrüm var, ben memleketinde zengin bir insanım babam rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı, gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım şimdi siz bu cezayı ifnaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettğiniz için Allah indin'de sorumlu olursunuz, bana üç gün izin veriseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün için de yerime birini bulurum der.

Hz Ömer dayanamaz derki:

-Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalırki? der,Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar derki,

-Bu zat benim yerime kalır, o zat Amr ibni As' dan başkası değildir. Hz Ömer Amr 'a dönerek

-Ey Amr delikanlıyı duydun, der.

O yüce sahabi:

-Evet, ben kefili, der ve genç adam serbest bırakılır.

Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur, Medinenin ileri gelenleri Hz Ömere çıkarak gencin gelmeyeceğini, dolayısıyla Amr'ın idamın yerine, maktülün diyetinin verilmesini teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz, derler.Hz Ömer kendinden beklenen cevabı verir, derki,

-Bu kefil babam olsa farketmez, cezayı infaz ederim.

-Biz de sözümüzün arkasındayız.

Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür.

 

Hz Ömer gence dönerek derki,

 

-Evladım gelmeme gibi önemli bir fırsatın vardı neden geldin.

Genç vakurla başını kaldırır ve:

-Ahde vefasızlık etti demeyesiniz diye geldim, der.Hz Ömer başını bu defa çevirir ve Amr'a derki,

-Ey Amr sen bu delikanlıyı tanımıyorsun nasıl oldu da onun yerine kefil oldun?Amr :-Bu kadar insanın içerisinden beni seçti, insanlık öldü dedirtmemek için kabul ettim der.

Sıra gençlere gelir derlerki,

-Biz bu davadan vazgeçiyoruz, bu sözün üzerine Hz Ömer :

-Ne oldu biraz evvel babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz?

Gençlerin cevabı dehşetlidir :

- Merhametsiz insan kalmadı demeyesiniz diye.

Ameş ve Karısı
Yayın: 10 Mayıs 2026 09:23:30 Düzenlenmedi


İmam-ı Azam Ebu Hanife rh.a.'in arkadaşlarından, o dönemin hadis ve kıraat âlimlerinden Süleyman A'meş, bir gece evinde eşiyle tartışmış ve hanımını biraz incitmişti. Buna rağmen tartışmadan hemen sonra hanımıyla tekrar konuşmak istemiş, ama hanımı kocasına kırgın olduğu için, adamın sözlerini cevapsız bırakmıştı.

Adam öfkeyle:

-Niçin bana cevap vermi yorsun? diye hanımını bağırıp, azarladı. Fakat bir cevap alamadı.

A'meş'in kızı babasına:

-Bu gece olmasa da, yarın sabah konuşur seninle, dediyse de adamın öfkesi dinmedi:

-Eğer bu gece benimle konuşmazsa, benden kesin boş olsun, dedi.

Kızcağız da annesini konuşması için ikna etmeye çalıştı. Ama annesi inat etti, konuşmamakta direndi.Karısının konuşmamakta kararlı olduğunu gören A'meş'in ise az önce öfkeyle ettiği yeminin ciddiyeti aklına geldi, söylediğine pişman oldu. Eşiyle boş olmaktan kurtulmak için care düşünmeye başladı. Gecenin bir yarısında giyinip evden cıktı. Doğru Ebu Hanife Hazretlerinin evine gitti. Ebu Hanife onu içeri alıp derdini sordu. A'meş karısıyla olan hadiseyi anlattı, dert yandı:

-Bu kadın bu tavrıyla benden kurtulup kaçmak istiyor. Beni sıkıntıya sokmasından korkuyorum. Kendisi çocukların annesidir. Onu boş olmaktan kurtarıp beni rahatlatacak bir care var mı? diye sordu.

Ebu Hanife:

-Üzme kendini. Allah'ın izniyle bir care bulunur, dedi.

Ebu Hanife, A'meş'in oturduğu yerdeki mescidin müezzinine haber gönderip yanına çağırdı. Bu gece sabah ezanını henüz vakti girmeden okumasını tenbihledi. A'meş de evine dönüp, ezanı beklemeye başladı. Daha sabah olmadan okunan ezanı duyan A'meş'in hanımı, sabah oldu da boşanması gerçekleşti zannederek konuştu:

-Oh be! dedi. Senden kurtuldum, kötü huylu herif!

A'meş ise kıs kıs gülerek cevap verdi:

-Henüz sabah olmadı. Sen de konuşup yeminimi bozdun. Bize çare gösterenden Allah razı olsun.

Yusuf Yavuz

Semerkand dergisinden alınmıştır.

O BENİM İŞTE
Yayın: 29 Nisan 2026 21:43:56 Düzenlenmedi

Bir isyankar görürseniz meyhanelerde

Bilinki o benim işte

Ağlayarak geziyorsa caddelerde

Bilinki o benim işte

 

Okul bahçesinde bir ümitsiz geziyorsa

Bilinki o benim işte

Ayrılık acısıyla yıkılmış ağlıyorsa

Bilinki o benim işte

 

Ümitsiz gözleri yaşla dolmuş

Kuruyan gülleri elinde kalmış

Kuytu köşelerde kahrolmuş

Birini görürsen bilki o benim işte

 

Kaderi evvelden kötü yazılmış

Kefeni dikilmiş kabri kazılmış

Aşk yüzünden sevdiğine isyan etmiş

Birini görürseniz bilinki o benim işte

 

AYFER KILIÇ

KIRGINIM
Yayın: 19 Nisan 2026 05:22:37 Düzenlenmedi

Kırgınım kendime

 Hayata rengarenk bakmadı diye

 Kırgınım kendime

 Yolda yürürken dimdik yürümedim

 Diye…..

 Kendime verdiğim sözleri yerine

 Getirmedim diye.

 Kırgınım kendime

 Korkak bir kedi gibi köşeye

 Sıkıştı diye.

 Kırgınım kendime

 Hep kendini başkalarına

 Feda ettim diye.

 Benim kırgınlığım kimseye değil

 Sadece kendime…..

 KIRGINIM işte kırgın

 

 

 AYFER KILIÇ

 

KÖLN / ALMANYA

KARA SEVDA
Yayın: 29 Mart 2026 20:08:58 Düzenlenmedi


Duydum da sevdayı

 Hiç duymadım kara sevdayı

 Olurmu öyle şey

 sevdanın karasımı var derdim hep

 Büyük konuşmuşum meğer

 Büyük..

 Varmış sevdanın karası

 düşmeye gör bir kere

 Etrafında ordu kadar insan olsa

 Yanlız hissedersin kendini

 Her tarafın aydınlıkken

 Karanlıkta zannedersin

 kendini

 Oturursun bir köşeye

 dalarsın düşüncelere

 Sonra içini derin bir hüzün kaplar

 Simsiyah bir duman sarar etrafını

 Nefes almakta güçlük çekersin

 Sanki

 yüreğine bir hançer saplanır

 Hissedersin o acıyı ciğerinin derininde

 Yavaş yavaş

 eridiğini fark edersin

 Düşmeyin sevdanın karasına

 Zordur kara sevda....

 

 

 

AYFER KILIÇ

 

KÖLN ALMANYA

 

 

GÜNÜN DUYGU SÖZÜ

 

SEVDİGİNE UZAK OLAN

 

HER YER GURBETTİR

 

 

AYFER KILIÇ

 

KÖLN ALMANYA

Tüm Köşe Yazarları



ALİ DUYSAK
Artık Kopsun Kıyamet!
Atiye Danış
Sahi Sevgi Neydi?
AYFER KILIÇ
PARÇA PARÇA
Ayfer Turan
Kandık
DİLEM YASAK
CAM KIRIKLARINI
Emel Topal
BİR SEN VARDIN
FERDA NAYMAN
ELİMDEN GİTTİ
M.ilknur Öztürk
KERİM İLE ZEYNEP
Murat OKUDUCU
Kadim Semtimiz Fatih...
MUSTAFA ŞAYIK
ÖĞRETMENLİK SADECE BİR MESLEK DEĞİL BİR KARAKTER MESELESİDİR
Neval Kütük
NEDENSİZ MUTLULUK
RAMAZAN GÜÇLÜ
SANAL TEHLİKE
Tandoğu Yazıcı
Mora Katliamı
Yukarı